Türkiye'nin ilk eşli danslar topluluğu, 29. yılEŞLİ DANSLAR TOPLULUĞU


Salsa

 

Nedir?

İspanyolca'da kelime anlamı olarak baharatlı ve acı bir "Sos" anlamına gelen Salsa, herhangi bir rutine bağlı kalmaksızın, doğaçlama olarak yapılan bir "serbest stil" danstır. Dünyanın belirli bölgelerine belirgin olarak diğerlerinden ayrılan salsa stilleri görülür. Bu stillerin her birinin ayak figürleri ve dönüş özellikleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bunlardan en çok bilinenleri "Los Angeles (LA) Stili", "New York Stili", "Küba Stili" ve"Miami Stili"dir. Ayrıca grup dansı olarak yapılan bir salsa türü olan Rueda De Casino da, son yıllarda popülaritesi giderek artan stillerden biridir.

Topluluğumuzdaki şu anda LA stili salsa ve Rueda De Casino kursları verilmektedir.

Tarihçe

Salsa'nın tanımlanması zor olduğu gibi onu kimin keşfettiği de bir soru işareti olarak kalmıştır. Salsa'nın orijininin Puerto Rico olduğu düşünülmektedir. Ancak Küba ve Kolombiya gibi diğer orta Amerika ülkelerinin ve hatta çeşitli Afrika ülkelerinin de bu dansı önemli ölçüde etkilediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Kısaca salsa Küba'nın "Son" müziğinin daha birçok Latin ve Afro-Caribbean dansları ile zenginleştirilmiş halidir.

Son, Havana'ya Küba'nın batısından daha iyi bir yaşam sürmek için büyük şehire göçenler tarafından, 1920'lerde getirilmiştir. Yaşamlarını kazanmak için sokaklarda gitarları ve davullarıyla Havana'ya renk katan bu insanlar zamanla Havana partilerinin vazgeçilmez unsuru olmuşlardır. Doğaçlama yaptıkları müziklerle (Son-montundo) insanları dans ettirmişlerdir.

Bu türün ilk uygulayıcıları Ignacio Piñero, María Teresa Vera ve Miguel Matamoros İspanyol koloni kültüründen aldıkları gitarlar ve geleneksel Küba çalgılarından guiro, maracas ve clave ile bu müziği yıllar sonraya taşıyacak altyapıyı kurmuşlardır. Kısa zamanda Havana sosyetesi, o zamana kadar yaptığı Waltz, Danza, Contradanza ve Danzón gibi dansların yanında "Son" da yapmaya başladı. O zamanların en popüler gece klüplerinden Casino Deportivo ve Casino de la Playa dünyanın dört bir yanından buraya kumar oynamaya gelen zenginlere Son müziğini tanıttı.

Zamanla yeni gruplar, yeni müzik anlayışları ve yani enstrümanlarla son geliştirildi. Piyano, perküsyon aranjmanları ve üflemeli çalgılar Son müziğe katıldı. Küba'nın ekonomik durumu kötüleştikçe müzisyenler para kazanmak için Amerika ve Meksika'ya göç ederek yaptıkları müzikle geçimlerini sağlamaya başladılar. Zaman geçtikçe evlerinden uzakta olan bu müzisyenler kayıtlar yapmaya ve giderek ünlenmeye başladılar.

60'lı yıllara gelindiğinde Amerika'da yaşayan latin müzisyenler klasik son müziğine Rock'n Roll, Merengue, Bossanova, Cumbia, Cha Cha Cha, Mambo ve Boogie-Woogie gibi popüler müzik türlerini kattılar. Gelenkesel Latin ritimlerini bozmadan ortaya çıkarttıkları bu türe sevecen bir isim buldular: "Boogaloo". Latin müziğin efsanesi Tito Puente, New York's Madison Square Garden'daki Fania All Stars konserinde kendinden geçmiş şekilde danseden kalabalığa "Esto es una gran SALSA!". diye seslendi. Bu sözler çok ünlü bir Küba Son şarkısı olan "Echale Salsita!"dan alınmıştı. Bu sözler kısa zamanda, bu müziğe kısa, etkileyici ve tanımlayıcı bir isim arayan plak şirketlerinin pazarlamacıları tarafından kullanıldı. Ve SALSA etiketi günümüze kadar yaşadı. Ne tesadüftür ki bu müziğe salsa denmesine en çok kızan kişi de Tito Puente idi.

 

 Müzik

Salsa müziği Afrika kökenli ritimlerle, İspanyol kökenli Latin müziğinin güçlü karışımından oluşmaktadır. Günümüz Salsa müziğini dinlerken, Son Montuno'nun bas ritimleriyle, Mambo?nun ritimlerini, Cha Cha ve Guaracha vuruşlarını, New York'tan gelen caz etkisiyle birlikte duyarız. Yıllar önce Küba?ya getirilmiş, kökenleri danslarla tapınmaya dayalı bir gelenekten gelen Afrikalı kölelerin kendileriyle beraber taşıdıkları ritimleri de buluruz bu müzikte.